31 Mayıs 2014 Cumartesi

Bebekli Hayata Merhaba Partisi


 İnsan türlü sıkıntılar yaşayıp bebek sahibi olunca her anın tadını çıkartmak istiyor. Ondan da eksik kalmyayayım bunu da yapayım derken  'görmemiş hamile kalmış, suyunu da çıkarmış'  gibi oluyor:))

Varsın olsun...Neyse ki  o neder beriki ne düşünür diye takıntılarım olmadı hayatta. Son dönemde moda olan bir kısmın hamile olsamda yapsam diğer bir kısmın bizim adetlerimizde yok öyle bir şey diyerek tamamen özentilik olarak gördüğü dilimize malesef 'baby shower partisi' olarak geçen benimse kendimce 'bebekli hayata geçiş partisi' olarak isimlendirdiğim  organizasyonda bu suyunu çıkarma kategorisindeydi:))

Mide bulantısı, aşerme, bebek alışverişi derken hamilelik su gibi akıp gidiyor. Özellikle son aylarda fiziksel ve psikolojik değişikliklerin tavan yapması insanın ruh halini inanılmaz etkiliyor. Ne aynaya bakmak istiyorsun ne de gezip tozmak. Bu karmaşadan sıyrılıp azıcık eğlenmenin kime ne zararı var!

Amerika da bebeğin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapıla geliyor olsa da ben daha çok uzun zamandır görüşemediğim arkadaşlarımla görüşme, eğlence ve azıcık şımartılma  kısmını esas aldım. Organizasyon konusu çok boyutlu olabiliyor. Tabi işin içine organizasyon olması ve  yapanlarınkini araştırdığımda gözüm korkmadı değil. Ama organizasyon konularında usta bir kardeşin varsa korkacak birşey kalmıyor.
Dediğim gibi ilk iş daha önce yapanlarınkini inceleyip fikir almak oldu. Yaptığım araştırmaları neyseki not olarak tutmuşum, şimdi sizinle paylaşabiliyorum;

  • Dışarıda bir mekan veya uygun bir ev ortamı ayarlanıyor. Arkadaş ve akraba çevresine göre çağırılan davetli sayısı değişebiliyor.Bu tarz organizasyonlar için özel yerleri olan cafeler mevcut. Birçok arkadaşımın partisine katıldığım için Anadolu yakasında hoş mekanlar olduğunu söyleyebiliim.
  • Mekan ayarlandıktan sonra parti için bir tema belirleniyor. Bu temasıyı bir renk, meyve, çizgi film kahramı, hayvan gibi çook geniş bir yelpazeden seçebilirsiniz.
  • Misafirlere günün hatırası olarak verilmek üzere hediye köşesi oluşturuluyor.Hediye olarak çok değişik fikirlerle karşılaşmakla birlikte en çok tercih edilenler; şeker hamurlu kurabiye, şeker, çikolata, üstü bebekli kalem, kutu, kaşık, magnet, ayna, oje vs.Hediye konusu ucu bucağı olmayan bir konu gerçekten. Sadece gördüklerimle sınırlı tutuyorum.
  • Seçmiş olduğunuz temaya uygun süslenecek masada kullanılmak üzere bir adet pano ve yine günün temasıyla süslenmiş çerçeve yaptırılıyor.
  • Ortam süslemesi için çok değişik fikirler bulmak mümkün. Benim daha çok gördüklerim temaya uygun balonlar, kağıttan yapılan güller, sergilenmek üzere kullanılan hamilelik fotoğrafları, süslü peçeteler vs.
  • Arkadaşlarınızla keyifle oynayabileceğiniz hamilelik temalı oyunlar. Biberonla süt içme yarışması, hamile göbeği ölçme yarışması, bebeğin kilo ve boy tahmini, bebek bezinde nutella yeme yarışması, en hızlı bebek altı değiştime yarışması aklıma gelenler. Tabi bu yarışmaların birincilerine yine günün hatırası olarak saklanmak üzere küçük hediyeler hazırlamak gerekecek:)
  • Tema konusuna uygun şeker hamurlu pasta ve yanında ikramlık şeker hamurlu kağıtlı kekler, top kekler, kurabiyeler gibi çeşit arttırılabilir.
  • Misafirlerin gelirken alacakları hediyeye yardımcı olması ve bebek alışverişin tamamlanması için ihtiyaç listesi. Fiyat aralığı olarak geniş bşr çerçeve belirlemekte fayda olacağını düşünüyorum.
  • Son olarak günün esas kızının hazırlıkları kalıyor. Temaya uygun olsa daha hoş olacak olan hamile kıyafeti alışverişi var. Günün esas kızını özel hissetterecek  üzeri yazılı bant, taç, çiçekli bileklik tarzı süsler.

Saydıklarım ilk aklıma gelen kalemler. Tüm bu kalemler öyle tek başınıza halledilecek cinsten değil. Zaten anayurdu olan Amerikada da hamile kişisinin en yakın arkadaşı, kız kardeşi, ablası artık gönüllü bir kimse organizasyon işini üstlenirmiş. Bizde de uygulama genelde o yönde.

Gelelim benim partime:)))

  • Öncelikle çok istediğim parti ve organizasyon konusunda beni hiç yanlış bırakmayan her konuda destek olan  pastacı kız kardeşim PEPECHURA olmasaydı bu işlerin altından tek başıma kalkamazdım. Yani benim partimin gönüllü organizatörü PEPECHURA oldu.
  • Davet etmeyi düşündüğüm kişi sayısı çok fazla olmayacağı için evde yapmaya karar verdim. Tabi kendi evim çok küçük olduğu için daha geniş olan annemin evini tercih ettim. Davet ettiğim arkadaşlarıma e-posta atarak belirlemiş olduğum tarihi, saati ve mekanı bildirdim.
  • Sonrasında bir tema belirledik. Bebeğim erkek olacağı için o dönem bıyık çok popüler olan bıyık temasına karar verdik.
  • Bu temaya uygun pano ve çerçeve yaptırdık.
  • Günün hatırası olarak; annanemizin özel yaptırdığı minik tahta kaşık, kurabiye, üzeri etiketli kolonya şişesi, mavi renk oje, çikolata olarak hazırladık.
  • Masa süslemesi için bıyık temalı PEPECHURA imzalı şeker hamurlu pasta, kurabiye, kağıtlı kek ve top kek hazırlandı.
  • Oyun olarak hamile göbeği ölçme, biberonla süt içme, fincanda altın bulma yarışmaları oynandı. Özelikle süt içme yarışması kıran kırana geçti:)yarışma sonrası hediyeleri olarak çerçeve ve örtü çeşitleri hazırlandı.
  • Güne özel kıyafet alışverişi en zorlu kısmıydı. Biraz dolaşmacadan sonra istenen elbiseye ulaşıldı.Saç ve makyajla olay tamamlandı:)
✅Son olarak misafirlerin güzel hediyeleri açıldı. Ben hamileliğimin sonlarına doğru yaptığım için pek bir eksiğim kalmamıştı. O yüzden ihtiyaç listesi oluşturmadım. Gelen hediyelerin çoğu çok şık ve sevimli hediyelerdi.Değiştirmeme gerek kalmadan kullandım.
 


Günün sonunda sevdiklerimizle beraber olmanın keyfi, şımartılmanın mutluluğu ve ileride bakıp yüzümüzü aydınlatacak güzel anılarımız bize kalanlar oldu. Ehh bunların yanında koşturmacanın yorgunluğu derin ve deliksiz bir uykuyla atlatıldı(:




























22 Mayıs 2014 Perşembe

Dokuz Ay




Bebek sahibi olmayı istediğim andan itibaren düşünmeye başladığım ilk şey 9 ay sürecek olan hamileleğin ne kadar uzun olduğuydu. Bebeğime kavuşmak için tam 9 ay beklemem gerekecekti.
Nasıl geçerdi ki koca 9 ay !!?
Şimdi ise hamilelik süresini geçirip bebeğini kucağına almış birisi olarak 9 ayın su gibi akıp gittiğini, hatta doğuma eksiklerle girilebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Hamileleğimin;
  • İlk üç ayı bebeğin sağlıkla tutunması için dualarla,
  • İkinci üç ayı vücudun bebeğe alışma dönrmi olarak mide bulantısı ve kusma sıkıntılarıyla,
  • Son üç ayı ise fiziksel değişikliklerin getirdiği yorgunluk, halsizlik ve uykusuzluk problemleriyle geçti.
En rahat ve keyifli olduğum dönem 5.ve 7. ay aralığıydı. Mide bulantıları ve kusmaların son bulduğu, fiziksel değişikliklerinse yeni yeni kendini göstermeye başladığı dönem.Tüm hamilelere ve adaylara tavsiyem alışverişlerini bu aylarda bitirmeleridir. Alışverişleri, aman canım daha çoook var, diyerek öteleyen biri olarak çok ama çok zorlandığımı söylemeliyim. Artık dolaşmanın, ayakta durmanın eziyet haline geldiği son aylarda mağaza mağaza gezip alışveriş yapmak tam bir kabustu. Özene bezene hazırlamayı hayal ettiğiniz herşey bir anda külfet oluveriyor. Hatırlıyorumda en sona kalan perde seçimi beni bir hayli zorlamıştı. Nerdeyse perde almaktan vazgeçip, doğum sonrasında yaptırırım diye düşünmeye başlamıştım.

Anlayacağınız bugün yarın derken koskaca 9 ay göz açıp kapayana kadar geçip gidiyor. Sırasıyla;

  • Bebek odasının boyası,
  • Mobilya seçimi,
  • Perde seçimi,
  • Bebek arabası ve araba koltuğu alışverişi,
  • Bebek banyo ihtiyaç alışverişi,
  • Bebek giyim alışverişi,
  • Annenin doğum sonrası ihtiyaç alışverişi,
  • Hastane süsleme hazırlıkları ilk aklıma gelenler. 
9 ayın özü, insanın yavrusuna kavuşması için geçen sürenin hem manevi hem fiziksel olarak bebeği karşılamak için gerekli mi gerekli bir zaman dilimi olduğudur...:))

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Benim Annem Melek Annem





Tüm anneler çiçektir, gündür, güneştir, melektir.

Daha küçücük bir kız çocuğuyken oyuncak bebeklere annelik yapmaya başlarız. Onları yedirir, giydirir, sarar sarmalarız. İlk deneyimimizi onlarla yaşarız. Yemek yemediği, yaramazlık yaptığı, altına kaçırdığı için bebeklerimize kızarız. 

İç güdüsel olarak varolan analık duygusu biz küçücükken içimizde filizlenir, yeşerir. Gerçekten anne olduğumuz zamansa meyvesini verir.

Victor Hugo'nun 'Kadınlar zayıftır, ama analar kuvvetlidir.' sözünü çok anlamlı bulurum. Gerçekten bir kadın anne olduğu zaman tüm zayıflıklarıda kaybolur gider. Karşılaştığı tüm zorluklarla korkusuzca savaşır. Bir kadın anne oldu mu yeni renkler edinir, zenginleşir.


İlk anneler günümü 2013 yılında henüz hamileyken kutlamıştım. Bu sene ise tazecik bir anne olarak kutlayacağım. Bebeğimin varlığı, kokusu, sesi beni dünyanın en mutlu insanı yapmaya yetti. İnşallah bundan sonra her sene Mayıs ayının ikinci haftası sevgimizi iyice pekiştirip birbirimize daha sıkı sarılarak geçiririz.

ABD de annesini kaybettiği için çok üzülen ve her yıl mayıs ayının ikinci haftası annesi için anma günü düzenleyen Anna Jarvis sebep olmuş yılda bir kere anneler günü olarak kutlanmasına. Ne de güzel olmuş. 

Günlük koşturmaca yüzünden sevgimizi söylemeyi, göstermeyi ihmal ediyoruz. Bu anneler günü annene sıcacık sarılıp 'benim annem melek annem' demenin tam zamanı.



Kötü havaya inat , anneler günü bol öpücük yağmurlu ve sevgi rüzgarlı geçsin...